Tamara Todevska sorularımızı cevapladı

Bu yıl Kuzey Makedonya’yı “Proud” adlı şarkısıyla temsil edecek olan Tamara Todevska ile bir röportaj gerçekleştirdik merak edilen soruları sorduk cevapladı.

– Bize biraz kendinizden bahseder misiniz?

Altı yaşımdan beri performans gösteriyorum ve aslında, yaptığım şeyi yapmamın ana nedenlerinden biri Eurovision. Carola’nın 1991’de Eurovision Şarkı Yarışması’nı kazanmasını izlediğimde altı yaşındaydım ve aileme şunu söylediğimi hatırlıyorum “Bir gün onun gibi olacağım.” Bütün hayatım müzikle çevriliydi. Annem Ulusal Opera’da opera sanatçısı ve babam Üsküp’teki Müzik Akademisi’nde profesör. Ve çoğunuzun ülkemizi 2014 Eurovision Şarkı Yarışması’nda “To The Sky” şarkısıyla Makedonya’yı temsil eden kız kardeşim Tijana’yı tanıdığınıza eminim.

– Eurovision maceranız nasıl başladı, teklif nasıl geldi bize biraz bu süreçten bahseder misiniz?

Bu yılki Eurovision Şarkı Yarışması’nda ülkemi temsil etmeye davet edildiğimde oğlumu yeni doğurmuştum. Hemen bu teklifi kabul ettim çünkü şimdi daha olgun olduğumu, daha tecrübeli olduğumu ve söyleyecek daha çok şeyim olduğunu hissediyorum.

– Bize “Proud” adlı şarkınızdan bahseder misiniz?

Ben iki çocuk annesiyim: üç yaşında bir kızım ve üç aylık bir oğum var. Klişe gibi geldiğini biliyorum ama hayatımı gerçekten değiştirdiler ve hem anne hem de ebeveyn olarak çocuklarımın hayatına olumlu değişiklikler getirmenin sorumluluğum olduğunu ve bu sorumluluğun HEPİMİZE ait olduğunu hissediyorum. Bütün hayatım boyunca yeterince kız gibi olmadığım, yeterince iyi olmadığım, yürüyüşümün ve erkek gibi olduğu ve erkek gibi davrandığım söylendi. Başını eğ, seksi bir şeyler giy, hiç kimse senin gerçekten ne düşündüğünü umursamıyor. Görüyorsunuz ya, başkalarının akıllarında, başka bir kayıp kızdım. Bugün kızıma baktığımda, insanların kendisini yargılamayacağı, nasıl davranacağını, gülümseyeceğini ve hareket edeceğini söyleyebileceği bir dünyada büyümesini istiyorum. Kabul edilmek için kurallara uyması gerekmediğini bilmesini istiyorum. Onun olmak istediği kişi olmasını istiyorum ve en önemlisi, onun kim olduğuyla gurur duymasını istiyorum. Bu onun için yapabileceğim en küçük şey.

“Proud” şarkısını kızıma ve kendi şartlarına göre hayalleri, yaşamları için mücadele eden herkese adadım. Birçoğu feminist bir marş demesine rağmen “Proud”, 21. yüzyılda hiçbir anlam ifade etmeyen toplumun kurallarına uymak zorunda kalan, bazı şeylere boyun eğen, ama kim ne derse desin kendisine inananlar için, ve herkese söylenen bir şarkıdır. Bu şarkı sayesinde, bu toplum kurallarını çiğneyerek ve yılda en az bir gece, onların ASLA DAHA İYİ OLAMAYACAKSIN’larına karşı GURUR duyduğumu bütün dünyaya göstermek istiyorum.

– İlk kez 2008 yılında Eurovision’a katıldınız sizin için nasıl bir deneyim oldu?

O sahnede olmak, bir şarkıcının yaşayabileceği en büyülü an. Birçok harika sanatçının o sahneyi süslediğini ve onlardan biri olduğunuzu düşündüğünüzde, bu inanılmaz. Gerçekten sahne almak için sabırsızlanıyorum.

–  2008 yılında katıldığınızda sahnede üç kişiydiniz, bu sefer sahnede yalnız olacaksınız bunun sizin için bir avantaj olduğunu düşünüyor musunuz?

Ben asla yalnız değilim. Benimle çalışan harika bir ekibim var ve en inanılmaz back vokalistlere sahibim. Rüya gibi bir ekibiz ve 16 Mayıs’ta şarkımızı göstermek için bekleyemiyoruz.

– 2008 ve 2019 yılındaki Tamara’nın farkı nedir?

Tek fark, şu an daha çok  “BEN” olduğum. Daha kendinden emin, daha akıllı ve daha deneyimli biriyim ve söyleyecek daha çok şeyim var, ve bunu büyük bir zevkle yapmayı planlıyorum.

– Kız kardeşiniz Tijana, 2014 yılında Eurovision’a katıldı. Size ne gibi tavsiyelerde bulundu?

Eğlenmek! Ve benim yapmayı planladığım şey de tam olarak bu 😊

– Eurovision sizin için ne ifade ediyor?

Eurovision hayatımda şimdiye kadar hep oldu ve Eurovision, bir müzik festivalinden çok daha fazlasıdır. Eurovision tamamen farklı olanı kabul etmek, normlara meydan okumak ve kim olduğunla gurur duymakla ilgili. Eurovision, tüm kıtanın cesareti, cesurluğu ve bireyselliği kutlamak için bir araya geldiği, yılın bir gecesi. Orası, GURUR anlamına gelen farklılığın yeri.

– Türkiye ile ilgili neler düşünüyorsunuz, Eurovision tarihimizde sevdiğiniz bir şarkı var mı?

Eurovision’da Türkiye’yi özlüyoruz – yarışmaya geri dönmelisiniz. Şu ana kadar birçok inanılmaz şarkılar vardı. Türkiye’nin 1989 yılındaki şarkısını beğendim -gerçek bir klasik. Elbette ki Sertab’ın şarkısı ve Arzu Ece’nin ‘Sev’ şarkısını da beğendim ve Athena’nın For Real’ı da favorilerimden.

– Son olarak takipçilerimize bir mesajınız var mı?

Kendinle gurur duy ve büyüklüğünü asla gizleme!

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir