Cesár Sampson sorularımızı yanıtladı

Bu yıl Avusturya’yı Cesar Sampson “Nobody But You” isimli şarkısıyla temsil edecek. Kendisi 2 yıl Bulgaristan’ın vokalistliğinde yaptı. Cesar’a merak edilenleri sorduk. 

– Yeteğiniz nasıl kefsedildi?
Hatırlayabildiğim kadarıyla şarkı söylüyorum ve dans ediyorum. Tanrıya şükürler olsun, annem yetenekli bir piyanist ve böylelikle ses kulağım ve müzikalliğim bulundu ve geliştirildi.

– Bize “Nobody But You” isimli şarkınızdan bahseder misiniz?
Bu şarkıyı Sebastian Arman’la birlikte yazdım ve Symphonix ekibinin geri kalanı bunu üretti. Bu şarkıyı iki farklı kişi yazdığı için çok ilginç bir çift anlamı var. Sanırım müzik videosu, şarkı hakkında, benim yorumum hakkında daha çok şey ifade ediyor, ki bu daha az romantizm ve daha çok kendini keşfetme hakkında.

– Şarkının klibi çok başarılı, klip çekimleri nasıl geçti?
Evet hepimiz çok mutluyuz! Video, iki gün boyunca, neredeyse hiç mola vermeden, soğuk havalarda ve çoğunlukla dış mekanlarda çekildi. Videoyu “Nu Boyana” Film Stüdyoları ile işbirliği içinde çektik, ekip üyelerinin birçoğu Hollywood yapımı “Hellboy” filmini çekmekten yeni gelmişti. çok profesyonel bir çekim olduğunu söylemek gereksizdi. Görebildiğiniz gibi, kış için hiç giyinmemiştim, tam anlamıyla günde 12 saat donuyordum. Ama mürettebat bana iyi baktı 🙂

– 2016 ve 2017 yıllarında Bulgaristan’ın vokalistliğini yaptınız. Sizin için sahne önünde ve sahne arkasında olmanın arasında ki farkı nedir?
Asıl fark, kameranın yanında çalışman. Bu, büyük bir fark yaratır, sahnenin hangi aşamasında devam ederseniz edin.


– Poli Genova ve Kristian Kostov ile çalışmak nasıldı?
Poli yıllardır bizim bir arkadaşımızdı, yıllardır birbirimizi tanıyoruz, bu yüzden çalışma sürecimiz hakkında sürpriz ya da yeni bir şey yoktu.

Diğer yandan Kristian, büyük bir sürprizdi çünkü yaşı için gerçekten olgun ve beklenebilecek bir şey değil. Yapıcı yönü iyi ama aynı zamanda kendi ruhuna ve sanatsal kimliğine de sahiptir. Onunla birlikte, ona yol göstermek değil de daha çok içinde kendisi olabileceği bir alan yaratmak ile ilgili.

– Diğer şarkıları dinleme fırsatı buldunuz mu, favorileriniz var mı?

Sanırım onların yaklaşık üçte ikisini duydum, ama maalesef onları başından sonuna kadar dinleyecek zamanım olmadı. Orada birkaç gerçek kaliteli şarkı var. En sevdiğim şarkı Alman ulusal finalindeydi maalesef yapamadı. “You & I” ile Ryk’dı. Gerçekten sevdiğim bir diğer şarkı da Equinox’un “Bones” şarkısı aynı zamanda Symphonix’in bir üretimi olduğu için korkunç bir selfpraise gibi geliyor, ama bu parçayı cidden seviyorum, “I love beyond the bones”.
– Eurovision’a nasıl hazırlanıyorsunuz?

Şarkı provalarım dışında kamera eğitimi, sahne provaları yapıyorum ve olabildiğince sık egzersiz yapıyorum.

– Türkiye 2013 yılından beri katılmıyor, Türkiye’nin Eurovision tarihinde sevdiğiniz bir şarkısı var mı? 
2016’dan bu yana Eurovision’a katılıyorum, bu yüzden de Eurovision sahnesinde Türkiye’yi görmeyi özledim! Benimle birlikte biraz Türkiye’yi getireceğim vokalistim Sunay Balkan, bir Alman Türkü.

– Son olarak takipçilerimize bir mesajınız var mı?
Türkiye’yi Eurovision’a geri getirmek için bir kampanya başlatın! İmzalarım! 🙂


Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir