Arşiv odası | Semiha Yankı’nın Eurovision macerası

Semiha Yankı’nın eurovision macerası

45 yıl önce 22 Mart 1975 tarihinde Semiha Yankı “Seninle Bir Dakika” adlı şarkısıyla ülkemizi Eurovision’da temsil etmişti. Bu köşemizde Semiha Yankı’nın Eurovision macerasından bahsedeceğiz.

Semiha Yankı ulusal finale nasıl katıldı?

Semiha Yankı ile 2013 yılında gerçekleştirdiğimiz röportajımızda Eurovision macerasından şu sözlerle bahsetmişti. “Eurovision maceram söz yazarı Ülkü Akar sayesinde başladı. Anlatması çok uzun sürer kısaca tamamen tesadüf olan bir durum. Sadece şunu söyleyebilirim müraacatın kapanmasına yarım saat kala biz bandımızı verdik ve müraacat kapandı. Ben yarışmayı ve şarkıyı unutmuştum, telefonla Adana’da buldular beni şaşkınlık yaşadım ondan sonra Ankaraya’ya gittim ve ordan ise yarışmanın yapılacağı ülkeye.”

Şubat ayında düzenlenen ulusal finali kazanan Semiha Yankı gazetelerdeki yerini aldı. Basın ve halk Eurovision’a yoğunlaşmaya başladı. O günlerin gazetelerinde hemen her gün, diğer ülkelerdeki müzik otoritelerinin şarkımızı ne kadar da çok beğendiklerine dair birkaç habere rastlamak mümkündü. Yarışmaya bir ay kala Türkiye’nin ilk defa katılacağı Eurovision Şarkı Yarışması heyecanla bekleniyordu.

“Eurovision’a Semiha Yankı gidiyor.”

Ailesiyle birlikte daha önce bir sirkte akrobatlık yapan Semiha Yankı, ağabeyinin gösteri yaparken düşüp ölmesi nedeniyle bu işi bırakmış ve şarkıcılığa soyunmuştur.

 

Yarışma öncesi tüm hazırlıklar özenle yapıldı. Yankı yarışmadan 15 gün önce menajeri Erkan Özerman tarafından Paris’e götürüldü. Yves-Saint Laurent tarafından kıyafetleri hazırlanan şarkıcımız için yarışma sonrası piyasaya sürülecek bir fransızca plak da dolduruldu.

Türkiye ilk defa yarışmaya katılacağı için 13 sırada yer alıyordu. Sıranın belli olduğu günlerde ’13’ rakamının bizim için ne gibi sonuç getireceği herkes için meraklı bir soru olmuştu.

 
 
 

Eurovision haftası ‘Hey’ dergisinde konuşan Semiha Yankı “İsveç’te alacağım iyi sonuç ulusumun olacaktır.” açıklamasını yapmıştır.

Düzenlenen basın toplantısında Semiha’nın en küçük yarışmacı olduğu ve küçük yaşlarda akrobasiyle uğraştığını öğrenen gazeteciler ona büyük ilgi gösterdiler. Türk, İrlanda ve İsrail ekipleri Stochkolm’de aynı otelde kaldılar. Ekibin kaldığı Holiday Inn otelinde büyük güvenlik tedbirleri alındı.

Stockholm gezisi

Yarışmaya bir kaç gün kala Semiha Yankı, menajeri ve Timur Selçuk İsveç’i gezerek günlerini değerlendirdi. İsveçliler ülkelerine gelen yabancı yarışmacılara büyük ilgi gösteriyorlardı. Semiha da bu candan ilgiye karşılık verebilmek için yarışma yapılmadan bir kaç gün önce St. Eriks fuarının önünde, yarışma ile ilgili broşürler dağıttı. Semiha’nın bu hareketi büyük ilgi toplamıştı.

Timur Selçuk Stockholm’daki orkestrayı beğenmedi!

İlk prova sonrası Timur Selçuk flüt ve obüs olmadığı için orkestrayı beğenmemiştir.

HAZIRLIKLAR TAMAM

Televizyon Daire başkanı Yılmaz Dağdeviren ve başbakanlığındaki TRT ekibi, naklen yayın için sabahlara kadar süren çalışmalardan sonra hazırlıklarını tamamlamıştı. Bülent Özveren, TV’den İzzet Öz ise radyodan seslenecekti Türkiye’ye.

Semiha’nın giyeceği Türk motifleriyle dou parçalı basma giysilleri de dahil olmak üzere her şey tamamdı.

Henüz 18 yasını bile doldurmamış, 40 kg. ağırlığındaki Semiha Yankı’ya menajerinin aldığı giysilerin hiçbiri uymamış, bu nedenle son anda, kendisini orta yaşlı bir kadına çevirecek olan bu elbisede karar kılınmıştı.

 

Daha sonra Türk motifli bir elbiseyle sahneye çıkması kararlaştırıldı.

Yarışma gecesi

Türkiye 22 Mart 1975 gecesi televizyonların başına kilitlendi. Sıra Türkiye’ye geldiğinde, önce orkesta şefi Timur Selçuk yerini aldı. Semiha Yankı sahneye çıkıp şarkısını seslendirirken, yarışmanın sonlarına yaklaşılmıştı.

NOT: Türkiye dışında yarışmaya katılan tüm ülkeler bu yarışmayı renkli televizyonda izlerken, Türkiye siyah-beyaz yayın yapan tek ülke oldu.



Şarkıların ardından ülkeler telefonla bağlanıp verdikleri puanları açıklamaya başladığında ise heyecan doruktaydı. Aslında yarım saatten kısa süren puanlama uzadıkça üzüyor, fakat beklenen puanlar bir türlü gelmiyordu. Oylamanın sonlarına doğru Monaco’dan üç puan geldi. Ancak tam bu sırada puan tablosu bozuldu, 3 puan güçlükle panoya yazılabildi.

Oylamanın sonunda Türkiye, 19 ülkenin katıldığı finalde en az puanı alarak son sırada kalmıştı. Sonuç Türk halkında büyük bir hayal kırıklığı yaratmıştı. 13. sırada yarışmanın uğursuzluğundan, Semiha Yankı’nın saç modeline, elbisesinin rengine, biçimine kadar pek çok yorum yapıldı. Sanatçımızın kostümü ve saç şekli o günün koşullarına göre oldukça özensizdi.

Eurovision sonrası

19 ülke arasından Monako’nun verdiği üç puanla sonuncu olmuştuk. Yabancı müzisyenler ve basın mensupları “Türkiye’nin yeri ondokuzuncu sıra değildi. Bu derecenin alınmasında tek unsur politik nedenlerdir.” diyerek tepki göstermiştir. O dönemde bir yıl önceki Kıbrıs Barış Harekatı nedeniyle Avrupa ülkeleri Türkiye’ye tepkiliydi bu durumun oylamaya da yansıdığı yorumları yapıldı.

 

Yönetmen şarkıcımızı uzaktan, arkadan gösterdi diye eleştirildi; ve en çok da politik nedenlerden söz edildi. Bu sonuç Türkiye’de aylarca konuşuldu. Türkiye’nin yarışma konusunda çok deneyimsiz olması ve final öncesi yeterince tanıtım yapılmaması sonucu etkilemişti. Eurovision’daki başarısızlığa rağmen 1975’de birinci olan Hollandalı grup Teach-In’ın şarkısı Ding-A-Dong, tüm dünyada olduğu gibi, Türkiye’de de tanındı ve sevildi.

 

Almanya temsilcisi Joy Fleming: ‘Siz de sanıyorum ki, bizim gibi sadece müzik yapmak için hazırlanmışsınız. Kulise girmeyi aklımıza bile getirmedik. Sizin ve bizim böylesine derecelerde kalmamız çok komik. Bazı artist bürolarının ve plak şirketlerinin oyunlarına ikimizde kurban gittik.’




Olayı öyle büyüttük ki sonunculuğu TBMM’de milletvekillerimiz bile konu yapmışlardı.

Semiha Yankı yarışmadan dört yıl sonra Hey dergisi için Eurovision’da giydiği elbiseyi giymişti.

Yıllar sonra NTV’de yayınlanan ‘Arka Plan’ isimli televizyon programına konuk olan Semiha önemli açıklamalar yapmıştı.

‘En büyük alkışı alan bendim biliyor musunuz yıkıldı ortalık inanamazsınız kıyamet kopuyor ortalık ama puanlar, 3 puanla sonunculuk.’ Niye saçımı kumrala boyatıldı niye, öyle elbiseyi giydim, bari hiç olmazsa Türkiye’nin kendi motiflerinden, üç etek vardır bizde mesela   onu giydirselerdi altıma şalvar giydirselerdi, o elbise rusların belli bir bölgesinin yöresel kıyafeti, birde onun başında şeyi vardı, taksaydık aynıydık zaten allahtan onu takmamışım kafama. Hayatınız boyunca resim çizmemişsiniz hayatınız boyunca yağlı boya fırçasını almazsanız oraya nasıl bir türk bayrağı çizerseniz? Ben oraya abuk sabuk bir şey karaladım. Vay efendim Türk bayrağı öyle çizilmezmiş. Şarkıyı bitirdim aşağı indim oylama başlamış Türkiye’ye oy vermiyorlar ne oluyor dedim, oy vermediler bize, belli artık bize oy vermeyecekleri yapacak bir şey yok.’

Seninle Bir Dakika

Bestesi Kemal Ebcioğlu’na ve sözleri H.Münir Ebcioğlu’na ait olan Seninle Bir Dakika Stokholm’de alınan tatsız sonuç, Şarkının sevilmesine ve beğenilmesine engel olmadı. Seninle Bir Dakika aradan geçen 30 yılın ardından hala dinlenen ve sevilen bir şarkı konumunda olmayı sürdürdü.

2003 yılında Eurovision Komitesi tarafından yapılan bir değerlendirmede şarkının Eurovision’un gelmiş geçmiş en iyi 20 parçası arasında gösterildi. Yılbaşı geceleri düzenlenen ESC250 listesinde şarkı 103 sıradan giriş yapmıştır. Türkiye’deki müzik otoritelerine göre en iyi Eurovision şarkısı ‘Seninle Bir dakika’. Türk Hava Yolları’nın Planet dijital eğlence sisteminde yer alan Türkçe müzik bölümünde ‘Seninle Bir Dakika’yı görmek mümkün. Şarkının değeri sonradan bilinse de 2013 yılında Grup Seksendört şarkıya cover yapmıştı.

Göz atmanız gerekenler

Semiha Yanki ‘Seninle Bir Dakika’ ile ilgili bahsediyor.

Türkiye | “Mesut Yar ile Laf Çok” programına konuk olan Semiha Yankı, “Seninle Bir Dakika” şarkısı ile ilgili konuştu.

Semiha Yankı’nın çok tartışılan postcard görüntüleri

‘Seninle Bir Dakika’ şarkısının İngilizce versiyonu: ‘Love Is The Name Of The Game’

BÜYÜK FİNALE...

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir