Leonora sorularımızı cevapladı

“Love Is Forever” şarkısıyla büyük sempati kazanan Danimarka temsilcisi Leonora ile bir röportaj gerçekleştirdik. Tüm merak edilenleri cevapladı.– Bize kendinizden bahseder misiniz?

Ben 20 yaşında, Kopenhag’ın hemen dışında doğup büyüyen, hala ailemle birlikte yaşayan bir kızım. Tüm hayatım boyunca paten yaptım, daha önce üç Danimarka Şampiyonluğu kazandım, Dünya ve İskandinav Şampiyonalarına katıldım. Günümüzde artistik patinaj öğretiyorum ve koreograf olarak çalışıyorum. Ancak son beş yıldır, müziğe, kendi şarkılarımı yazmaya ve düşünecek bir şeyler sunan müzikler üretmeye daha fazla odaklanıyorum. Annem bir opera sanatçısı ve evimiz her zaman müzik doluydu, bu yüzden bana tamamen doğal geliyor.

– Yeteneğin nasıl keşfedildi?

Hatırlayabildiğim kadar uzun süredir şarkıcıyım ama okulumdan sosyal medyaya bir video yayınladım, burada kendi şarkılarımdan birini söyledim ve sonra “Only Teardrops” adlı şarkıyı Emmelie de Forest ile birlikte yazan Lise Cabble beni aradı ve “Love is Forever” dememi istedi. Ve elbette – harika bir şarkı! Danimarka’yı temsil etmekten onur duyuyorum.

– Buz pateniyle de ilgileniyorsunuz ve birçok ödülünüz var. Bu sporla nasıl tanıştınız ve neden ara verdiniz?

Evet doğru. Tüm hayatım boyunca paten yaptım, daha önce üç Danimarka Şampiyonluğu kazandım ve Dünya ve İskandinav Şampiyonalarına katıldım. Günümüzde ise artistik patinaj öğretiyorum ve koreograf olarak çalışıyorum. Bir aile geleneği olarak başladığını düşünüyorum ve onsuz bir hayat düşünemiyorum. Sanırım kendi kendime bunun motivasyonunu bulmakta zorlandığımda ara verdim. Zamanımın çok fazlasını şarkı yazmaya harcıyordum. Ancak her iki disiplinin de kim olduğumun doğal uzantıları gibi hissettiğimi ve her ikisinde de kendimi rahat hissettiğimi düşünüyorum. Paten, kelimenin tam anlamıyla bacaklarımın bir uzantısı olarak ortaya çıkmakta! Bacaklar, birçok teknik hamle ve püf noktası yapmanızı sağlayan bir araçtır, ancak daha da önemlisi, buz üzerinde dans etmenize ve sporun en çok sevdiğim yanı olan koreografi yapmanıza izin verir.

– Bize “Love is Forever’” adlı şarkınız hakkında bilgi verebilir misiniz?

Aşk sonsuza kadar ve herkes içindir! Dünyadaki farklılıkları takdir etmemiz gerektiğine inanıyorum ve diğerlerine de kendimiz gibi davranmak istediğimiz şekilde aynı saygı ile davranmalıyız. Farklılıklarımızı benimsemeli, onlardan korkmamalıyız.

– Şarkınızda neden 4 dil kullandınız?

Şarkı, evrensel sevgiyle ilgili ve bu şarkıyı aklınıza gelebilecek herhangi bir dilde söylemenin mümkün olduğu fikri hoşuma gitti. Bu şarkı, kendinizin ötesine nasıl bakacağınızı, aramızdaki farkları nasıl takdir edeceğinizi öğrenmekle ilgili ve dünyadaki herkesin ilgili olabileceği bir şey olduğuna inanıyorum. Bana göre, Eurovision için mükemmel bir şarkı ve bu mesajı dünyanın geri kalanına yaymak için daha iyi bir yer hayal edemiyorum. “Love Is Forever”in çok dilli bir şarkı olması beni çok heyecanlandırıyor ve gurur duyuyorum.

– Dansk Melodi Grand Prix’e katılmaya nasıl karar verdiniz?

“Love is Forever” şarkısını ilk defa duyduğumda hiç şüphem yoktu, tabii ki sesim ve yorumumla da olmalı. Her zaman ailemle Eurovision’u izledim, o yüzden bu tamamen bir hayalin gerçekleşmesi. Tel Aviv’deki yarı finaller için çok heyecanlıyım.

– Sahne performansınız oldukça başarılıydı, aynı sahne performansını Eurovision’da da gerçekleştirecek misiniz?
 
Teşekkür ederim! Bunu söylemeniz çok hoş. Bence bu, şarkının mesajını destekleyen sanatsal bir performans. Dev sandalyeyi Tel Aviv’e getireceğiz ve bu şarkı aracılığıyla iletişim kurmak istediklerimi mükemmel bir şekilde görselleştireceğiz. Kendimizi gündelik hayatın işe yaramaz kavgalarının ve çatışmalarının üstünde yükseltmek zorundayız. Bunların yerine ise hepimizi birbirimize bağlayan şey olan sevginin nasıl evrensel olduğuna odaklanmalıyız. Yani bana göre, sandalye çok güçlü görüntüler aktarmaya yardımcı olacak.
 
– Türkiye hakkında ne düşünüyorsunuz? Eurovision tarihinde Türkiye’ye ait sevdiğiniz şarkılar var mı?Türkiye’yi gerçekten seviyorum, insanlar her zaman çok sıcak ve nazik! “Everyway That I Can” benim favorilerimden biri. Çok havalı ve gösteriyi çok seviyorum.

– Son olarak, takipçilerimize herhangi bir mesajınız var mı?

Tüm destek için ve şarkımı dinlediğiniz için teşekkürler. Hepinizi Tel Aviv’de görmeyi umuyorum ve beni orada görürseniz, lütfen gelin ve merhaba deyin. Son olarak, herkesi daima birbirlerine karşı nazik olmaya teşvik ediyorum – aşk sonsuza dek sürer. Tel Aviv’de görüşürüz! Herşey gönlünüzce olsun.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir